Bir insan yıllar boyunca yazdığında, geride yalnızca kitaplar, makaleler ve sayfalara bırakılmış cümleler birikmez; yaşadığı çağın içinden süzülen tanıklıklar, kendisine kadar ulaşmış acıların bıraktığı izler, başka insanların yaralarına değen sorular, susturulmaması gereken hakikatler ve henüz karşılaşmadığı okurların kalbine varmayı bekleyen uzun bir yol da sessizce büyür.
Okur Kapısı, kitapları dijital bir vitrinde yan yana dizmek, yazılmış eserleri yalnızca satılacak ürünlere dönüştürmek yahut okurla yazar arasına yeni ve soğuk mesafeler koymak için açılmadı; bu kapı, yıllar boyunca kaleme alınmış metinlerin insanın kendisiyle, ailesiyle, inancıyla, vicdanıyla, toplumu ve çağın karanlık taraflarıyla kurduğu ilişkiyi daha düzenli, daha derin ve daha erişilebilir biçimde görünür kılmak için açıldı.
Bugün bu yapının içinde şimdilik otuz beş eser bulunuyor ve bu eserlerin toplam hacmi yaklaşık on sekiz bin kitap sayfasına ulaşıyor; kitapların bütünü, makaleler, genel sesli analizler ve makale analizleri birlikte düşünüldüğünde okurun önünde yaklaşık yedi yüz saatlik geniş bir dinleme alanı beliriyor. Henüz arşivde bekleyen eserler, yeni çalışmalar ve açılmayı bekleyen dosyalar bu yapıya katıldıkça külliyatın hacmi de, okurun kendi meselesinden metne ulaşabileceği yollar da büyümeye devam edecek.
Fakat böylesine büyük bir yapıyı dijital ortamda yaşatmak, yalnızca dosyaları bir sunucuya yüklemekten ibaret değildir; her eserin kendi merkezi, her makalenin kendi sesi, her temanın başka eserlerle kurduğu bağ, okurun kaldığı yeri hatırlayan kişisel alan, güvenli depolama sistemi, kesintisiz yayın altyapısı, ses dosyalarının korunması ve bütün bunları ayakta tutan teknoloji ciddi bir maliyet doğurur. Bu teknolojik altyapının önemli bir kısmı dışarıdan ve döviz üzerinden temin edilmektedir.
Bu nedenle Okur Kapısı’nın asıl gayesi ticari bir faaliyet kurmak değildir; burada mesele, kelimeleri kazanca çevirmek değil, yılların emeğiyle oluşmuş bu büyük hafızanın yarın da açık, düzenli ve erişilebilir kalabilmesini sağlamaktır. Burada kurulacak üyelik yapısı, cümlelere fiyat biçmek anlamına değil; bu dijital hafızanın yükünü paylaşmak, külliyatın kaybolmadan, bozulmadan ve sürekli gelişerek yaşayabilmesine omuz vermek anlamına gelecektir.
Okur Kapısı, bir yazarın bütün eserlerini yalnızca kitap adları altında toplamayıp, okurun yaşadığı meselelerden hareketle metinlere, sesli analizlere, okuma yollarına ve zamanla canlı müzakerelere ulaştırmayı amaçlayan öncü ve kapsamlı bir çalışmadır. Buradaki iddia, çok sayıda içeriği bir araya getirmekten önce, insanın kendi hayatındaki bir kırılmadan, bir sorudan, bir yalnızlıktan yahut bir vicdan yükünden başlayarak kendisini anlatan metne ulaşabileceği sahici bir yol kurmaktır.