Muhammed Rıdvan Sadıkoğlu çalışma masasında mikrofon, kitap ve defterle

Önce yol yürüdük, sonra yazdık; 472 bin kilometrede, 29 il ve 193 ilçede üç milyon gencin gözüne bakarak, bedeli hayatın içinde ödenmeye çalışılan bir vicdan yürüyüşünü kelimeye dönüştürme çabası için buradayız.

Bu Kapı Bir Vitrinden ÖnceBir Niyettir.

Okur Kapısı, yıllar boyunca yazılmış kelimelerin, kendisine bir yol arayan insanlara ulaşabilmesi için açıldı.

Burada amaç, kitapları dijital bir rafta sergilemek değildir; insanın kendisiyle, ailesiyle, inancıyla, vicdanıyla ve yaşadığı çağla kurduğu derin ilişkiyi daha sahici, daha erişilebilir ve daha düzenli bir yoldan görünür kılmaktır.

35Şimdilik yapıya giren eser
18.000+Yaklaşık kitap sayfası
700 saate yakınSesli analiz alanı
Sürekli büyüyenCanlı dijital külliyat
Bu Kapı Neden Açıldı?

Bir külliyatı sergilemek için değil; yıllar boyunca yazılmış kelimelerin, kendisine bir ses, bir yüzleşme ve bir yol arayan insanlara ulaşabilmesi için.

Bu yapı ticari bir vitrin olmak için değil,uzun yılların emeğini düzenli, güvenli ve sürdürülebilir biçimde yaşatmak için kuruluyor.

Bir insan yıllar boyunca yazdığında, geride yalnızca kitaplar, makaleler ve sayfalara bırakılmış cümleler birikmez; yaşadığı çağın içinden süzülen tanıklıklar, kendisine kadar ulaşmış acıların bıraktığı izler, başka insanların yaralarına değen sorular, susturulmaması gereken hakikatler ve henüz karşılaşmadığı okurların kalbine varmayı bekleyen uzun bir yol da sessizce büyür.

Okur Kapısı, kitapları dijital bir vitrinde yan yana dizmek, yazılmış eserleri yalnızca satılacak ürünlere dönüştürmek yahut okurla yazar arasına yeni ve soğuk mesafeler koymak için açılmadı; bu kapı, yıllar boyunca kaleme alınmış metinlerin insanın kendisiyle, ailesiyle, inancıyla, vicdanıyla, toplumu ve çağın karanlık taraflarıyla kurduğu ilişkiyi daha düzenli, daha derin ve daha erişilebilir biçimde görünür kılmak için açıldı.

Bugün bu yapının içinde şimdilik otuz beş eser bulunuyor ve bu eserlerin toplam hacmi yaklaşık on sekiz bin kitap sayfasına ulaşıyor; kitapların bütünü, makaleler, genel sesli analizler ve makale analizleri birlikte düşünüldüğünde okurun önünde yaklaşık yedi yüz saatlik geniş bir dinleme alanı beliriyor. Henüz arşivde bekleyen eserler, yeni çalışmalar ve açılmayı bekleyen dosyalar bu yapıya katıldıkça külliyatın hacmi de, okurun kendi meselesinden metne ulaşabileceği yollar da büyümeye devam edecek.

Fakat böylesine büyük bir yapıyı dijital ortamda yaşatmak, yalnızca dosyaları bir sunucuya yüklemekten ibaret değildir; her eserin kendi merkezi, her makalenin kendi sesi, her temanın başka eserlerle kurduğu bağ, okurun kaldığı yeri hatırlayan kişisel alan, güvenli depolama sistemi, kesintisiz yayın altyapısı, ses dosyalarının korunması ve bütün bunları ayakta tutan teknoloji ciddi bir maliyet doğurur. Bu teknolojik altyapının önemli bir kısmı dışarıdan ve döviz üzerinden temin edilmektedir.

Bu nedenle Okur Kapısı’nın asıl gayesi ticari bir faaliyet kurmak değildir; burada mesele, kelimeleri kazanca çevirmek değil, yılların emeğiyle oluşmuş bu büyük hafızanın yarın da açık, düzenli ve erişilebilir kalabilmesini sağlamaktır. Burada kurulacak üyelik yapısı, cümlelere fiyat biçmek anlamına değil; bu dijital hafızanın yükünü paylaşmak, külliyatın kaybolmadan, bozulmadan ve sürekli gelişerek yaşayabilmesine omuz vermek anlamına gelecektir.

Okur Kapısı, bir yazarın bütün eserlerini yalnızca kitap adları altında toplamayıp, okurun yaşadığı meselelerden hareketle metinlere, sesli analizlere, okuma yollarına ve zamanla canlı müzakerelere ulaştırmayı amaçlayan öncü ve kapsamlı bir çalışmadır. Buradaki iddia, çok sayıda içeriği bir araya getirmekten önce, insanın kendi hayatındaki bir kırılmadan, bir sorudan, bir yalnızlıktan yahut bir vicdan yükünden başlayarak kendisini anlatan metne ulaşabileceği sahici bir yol kurmaktır.

Aynı Kaynaktan Beslenen

Üç Kapı

Bu üç yapı birbirinin tekrarı değil;aynı sorumluluğun üç farklı yüzüdür.

Yazarın ana evi

ridvansadikoglu.com

Bu alan, yalnızca bir özgeçmiş veya kitap listesi değildir; yazarlık yolculuğunun, biyografinin, yayımlanmış eserlerin, makalelerin, konuşmaların, düşünce dünyasının ve bir yazarın hangi yaralardan, hangi tanıklıklardan, hangi sorulardan geçerek yazdığını gösteren kamusal ana evdir. Okur burada önce yazarı, onun hangi meselelerle dertlendiğini ve eserlerin arkasındaki insanî omurgayı tanır.

Yazarın dünyasını tanıyın →
Yaşayan insanlık atölyesi

insaninsanaemanettir.com

Bu kapı, zamanla yalnızca okunacak bir fikir alanı değil, yaşayan bir atölye kültürüne dönüşecektir. “İnsan insana emanettir” anlayışı burada söz olmaktan çıkıp çalışma biçimine dönecek; insan ilişkileri, aile, yalnızlık, toplumsal sorumluluk, merhamet, dayanışma, insan haysiyeti ve sahadaki gerçek insan hikâyeleri etrafında tematik atölyeler, çevrim içi ve yüz yüze buluşmalar, gönüllü çalışmalar ve ortak vicdanı büyütecek uygulamalar gelişecektir.

İnsan İnsana Emanettir atölyesini tanıyın →
Yaşayan külliyat merkezi

okurkapisi.com

Bütün kitapların, makalelerin, sesli analizlerin, tematik yolların ve okur buluşmalarının yer aldığı canlı merkez burasıdır. Her eser kendi dijital evine sahip olur; okur ister bir kitap üzerinden, ister bir tema üzerinden, ister kendi hayatında yaşadığı bir mesele üzerinden külliyata girebilir. Yalnızca okumaz; dinler, kaydeder, kaldığı yerden devam eder, tematik yollarla derinleşir ve zamanla canlı müzakerelere katılır.

Külliyatın içine girin →
Şimdi Sıra Sizde

Kendi meselenizdenkülliyata girin.

İçinizde taşıdığınız sorunun, yaranın, korkunun yahut arayışın izini sürün; size açılan kitaplara, makalelere, sesli analizlere ve okuma yollarına ulaşın.

Hazırlanmış kapsamlı külliyat kapısında, insanın yaşadığı gerçek meselelerden başlayarak metinlere ve seslere doğru ilerleyen bütün yapıyı bulacaksınız.

AÇIK KAPI

Ücretsiz eşik

Okur önce para baskısıyla değil, güven ve anlam eşiğiyle içeri alınır.

Bu kapıya geç →
KÜLLİYAT HARİTASI

Meseleden esere

Konu, tema, eser, makale, ses ve okuma yolu ilişkisi tek haritada yürür.

Bu kapıya geç →
KÜTÜPHANEM

Kişisel erişim

Satış burada değil; satın alınan paketlerin dijital erişimi burada görünür.

Bu kapıya geç →
OKUR KAPISI’NDAN HABERDAR OLUN

Kapı açık kalsın

Yeni eser merkezleri, sesli müzakereler ve okur buluşmaları duyurulduğunda; bu yolun sesini kısa, sade ve zarif bir haberle alın.

Doğrudan iletişim kurun

Okur Kapısı, yalnızca bir dijital vitrin olmak için değil; insanı kendi meselesinden külliyata, külliyattan hayata ve hayattan daha diri bir sorumluluğa çağıran bir eşik olmak için tasarlandı. Bu kapının fikri, mimarisi ve tasavvuru Muhammed Rıdvan Sadıkoğlu’nun kaleminde şekillendi.